Bir toplantıda ne söyleyeceğini unutmak, okuduğu bir metni defalarca tekrar okumak ya da basit bir işe odaklanmakta zorlanmak... Uzmanlar bu durumu "beyin sisi" olarak tanımlıyor.

Bilimsel araştırmalar, beyin sisinin özellikle gençler ve çalışma çağındaki yetişkinler arasında giderek yaygınlaştığını ortaya koyuyor. Yoğun stres, kronik uykusuzluk, depresyon, anksiyete, obezite, vitamin eksiklikleri ve bazı kronik hastalıklarla da ilişkilendiriliyor. Son dönemde yayımlanan çalışmalar, beyin sisinin yalnızca bir yorgunluk hissi olmadığını, beyinde ölçülebilir değişikliklerle bağlantılı olabileceğini gösteriyor.

Uzmanlara göre beyin sisi en sık 25 ila 55 yaş arasındaki bireylerde görülüyor. Gün boyu ekran karşısında çalışma, çoklu görev yükü, düzensiz uyku ve zihinsel tükenmişlik başlıca risk faktörleri arasında yer alıyor. Özellikle bilgi işlem, medya, eğitim, sağlık ve finans sektörlerinde çalışanlar daha fazla risk altında bulunuyor.

Dr. Sema Targıt Akbaşak, yaklaşık 2 bin 750 kişinin takip edildiği bir araştırmanın, kronik uykusuzluğun bilişsel gerilemeyi hızlandırdığını ortaya koyduğunu belirtti. Uzmanlar ayrıca, beyin sisinin altında nöroinflamasyon olarak adlandırılan iltihabi süreçlerin de yatabileceğine dikkat çekiyor. Uykusuzluk, obezite ve kronik stresin beyinde sürekli bir iltihabi yanıt oluşturarak dikkat ve hafızayı olumsuz etkileyebileceği ifade ediliyor.

Beyin sisinden korunmak için düzenli ve kaliteli uyku, egzersiz, ekran molaları, yeterli su tüketimi ve sağlıklı beslenme öneriliyor. Ayrıca B12 ve D vitamini ile Omega-3 eksikliklerinin giderilmesinin de bilişsel performansa katkı sağlayabileceği belirtiliyor.