Yeni yapılan bir akademik araştırma iki veya daha fazla dil öğrenen insanların, aynı işi daha az yorularak yaptığını, daha iyi empati kurduğunu, beden dilini daha iyi kullandığını gösterdi. Bu sonuçlar, “Bir dil bir insan, iki dil iki insan” özdeyişini desteklerken yapay zekâ ile giderek gelişen anında çeviri olanaklarıyla yabancı dil öğrenmenin önemsizleşeceği yolundaki öngörülere de açık bir yanıt veriyor.
Yapay zekânın hayatımıza girdiği günden bu yana dil öğreniminin eskisi kadar önemli olmayacağı öngörülüyor. Çünkü bu teknoloji, dünya üzerindeki birçok dili saniyeler içinde tercüme ediyor ve iletişim kurmada büyük bir avantaj sağlıyor.
Prof. Dr. Dilek Kadriye Bacanak ve nörobilim araştırmacısı Enes Kılınç’ın yaptığı çalışma, dil öğrenmenin her zaman yararlı ve önemli olmaya devam edeceğini ortaya koydu. Araştırmacılar, iki veya daha fazla dil öğreniminde beynin yeniden şekillendiğini ve bu durumun günlük yaşamda pek çok alanda fayda sağladığını kanıtladı.
Prof. Dr. Bacanak, yaptıkları çalışmanın önemini, “Yapay zekâ ile artık insanlar ‘Dil öğrenmeye gerek yok’, ‘Zaten yakın gelecekte bunun için beynimize çip takacaklar’ gibi düşüncelere kapıldı. Ancak yaptığımız çalışma gösteriyor ki dil öğrenmek yalnızca iletişim kurmak için değil beynin gelişiminden duygusal kapasiteye kadar pek çok alanı etkiliyor” diyerek özetledi.
Öte yandan iki dil bilenler, bir dili kullanırken diğerini sürekli olarak aktif biçimde baskılamak zorunda. Bu noktada iki dili aktif olarak yönetenler, istenmeyen çeldirici bilgileri bilinçli olarak baskılayıp dikkati asıl hedefe yönlendirme becerisine de sahip oluyor. Bu çarpıcı sonuç, yabancı dilde yetkinleşen bir beynin yüksek performans gerektiren bilişsel görevlerde çok daha az enerji ve hücresel kaynak harcadığına, yani muazzam bir verimlilik kazandığına işaret ediyor. Yabancı dil eğitimi alan bir çocuk, akademik bir problemi çözerken beynini daha az yorarak çok daha doğru çözümler üretebiliyor.”
Yeni yapılan bir akademik araştırma iki veya daha fazla dil öğrenen insanların, aynı işi daha az yorularak yaptığını, daha iyi empati kurduğunu, beden dilini daha iyi kullandığını gösterdi.




