Prof. Dr. Nuray Atasoy, halk arasında “istifçilik” ya da “çöp ev” olarak bilinen biriktirme bozukluğunun tedavi edilmemesi halinde hem fiziksel hem de dijital alanların adeta “çöplüğe” dönüşebileceğini söyledi.
Dispozofobinin depresyon, obsesif kompulsif bozukluk, psikoz ve şizofreni gibi ruhsal rahatsızlıklarla birlikte görülebildiğini belirten Atasoy, biriktirme davranışı nedeniyle evlerin ve yaşam alanlarının kullanılmaz hale gelebildiğini ifade etti. Bu durumun zamanla kişinin günlük işlevselliğini azalttığını ve aile içi çatışmalara yol açabildiğini kaydetti.
Sorunun yalnızca fiziksel eşyalarla sınırlı olmadığını vurgulayan Atasoy, modern dünyada dijital biriktirmenin de yaygınlaştığını belirtti. Temizlenmeyen e-posta kutuları ve depolama alanlarının dolmasının önemli bilgilere erişimi zorlaştırdığını dile getiren Atasoy, bu durumun zaman, enerji ve bilişsel kaynak kaybına neden olarak işlev kaybını artırdığını söyledi.
Prof. Dr. Nuray Atasoy, biriktirme bozukluğunun tedavi edilmemesi halinde hem fiziksel hem de dijital alanların adeta “çöplüğe” dönüşebileceğini söyledi.




