Bilimsel araştırmalara göre, endişelerimizin büyük bir kısmı hiçbir zaman gerçekleşmiyor. Yapılan bir çalışmada, katılımcıların kaygılarının %91’inin asla yaşanmadığı ortaya kondu. Ancak beyin, gerçekleşmemiş senaryoları bile gerçek gibi algılayarak bedeni alarma geçiriyor.

Uzman Klinik Psikolog Seda Akçakaya, beynin hayal ile gerçeği her zaman ayırt edemediğini ve bu nedenle olmayan bir tehlikenin bile stres tepkisi oluşturabildiğini belirtiyor. Kaygının dönüşüm olarak bizi koruma amacı taşıdığını vurgulayan Akçakaya, bu mekanizmanın bazen yaşam alanlarımızı daraltan bir döngüye dönüşebileceğine dikkat çekiyor.

Kaygının tamamen kötü olmadığını, farkındalıkla yönetildiğinde bireyin güçlenmesine katkı sağlayabileceğini belirten Akçakaya, duygularla yüzleşmenin önemini şu sözlerle vurguluyor:
"Bastırılan duygu kaybolmaz, birikir. Onu anlamaya çalışmak, çözümün ilk adımıdır."