Dünyayı etkisi altına alan plastik kirliliğinin, çevrenin yanı sıra insan sağlığı üzerinde de ciddi riskler oluşturduğu belirtiliyor.
Yayımlanan bir rapora göre, plastiklerin büyük bölümü tek kullanımlık ürünlerden oluşuyor. Bugüne kadar üretilen yaklaşık 8 milyar ton plastiğin yalnızca yüzde 10'u geri dönüştürülebildi. Fosil yakıtlardan üretilen plastikler, üretim sürecinde hava kirliliğine neden olurken, kullanım sırasında toksik kimyasalların vücuda geçmesine, atık hâline geldiklerinde ise mikroplastiklere dönüşerek su, hava ve gıda yoluyla insanlara ulaşmasına yol açıyor.
Araştırmalar, mikro ve nanoplastiklerin kanda, beyinde, anne sütünde, plasentada ve kemik iliğinde tespit edildiğini ortaya koyuyor. Özellikle fetüsler, bebekler ve çocukların en büyük risk grubunu oluşturduğu belirtilirken, mikroplastiklere maruz kalmanın erken doğum, gelişim bozuklukları, bazı çocukluk çağı hastalıkları ve ilerleyen yaşlarda üreme sağlığı sorunlarıyla ilişkilendirildiği ifade ediliyor.
Raporda ayrıca, dünya genelinde plastik atıkların önemli bir bölümünün açık alanda yakılmasının hava kirliliğini artırdığına dikkat çekiliyor. Uzmanlar, plastik kirliliğiyle mücadelede yalnızca geri dönüşümün yeterli olmadığını, üretimin azaltılmasının da kritik önem taşıdığını vurguluyor.
Dünyayı etkisi altına alan plastik kirliliğinin, çevrenin yanı sıra insan sağlığı üzerinde de ciddi riskler oluşturduğu belirtiliyor.




