Radyoloji ve tıbbi görüntüleme alanında başarılı sonuçlar veren yapay zekâ teknolojileri, sağlık hizmetlerinde süreçleri hızlandırsa da beraberinde önemli hukuki ve etik boşlukları gündeme getiriyor. Yenidoğan Uzmanı Dr. Ersin Ulu, yapay zekânın güçlü bir “karar destek aracı” olabileceğini ancak ahlaki değerlendirme ve klinik sezgiden yoksun olması nedeniyle hekimlerin yerini alamayacağını vurguladı.

Dr. Ulu, yapay zekânın zaman zaman gerçekte var olmayan bilimsel yayınlar üretebildiğini belirterek bunun sağlık alanında ciddi riskler oluşturabileceğine dikkat çekti. “Bana yayın çıkarıyor ama aslında öyle bir yayın yok. ‘Kontrol et’ diyorum, yine ‘gerçek’ diyor” ifadelerini kullanan Ulu, özellikle karmaşık vakalarda yanlış yönlendirme ihtimaline işaret etti.

Yazılım şirketlerinin sistemler üzerindeki etkisine de değinen Ulu, yapay zekânın hangi bilgiyi öne çıkaracağına teknoloji şirketlerinin karar verebildiğini ve bunun bilgi manipülasyonu riskini artırdığını söyledi. Ayrıca insanların giderek yapay zekâ ile duygusal etkileşim kurmaya başladığını belirterek, bunun toplum davranışları üzerinde de etkiler oluşturabileceğini ifade etti.