Karın ağrısı, uykusuzluk, iştahsızlık… Uzmanlara göre çocuklar stres yaşadıklarında duygularını sözcüklerle değil, bedenleriyle anlatıyor. Uzun süren stres ise büyüme ve bağışıklık üzerinde kalıcı izler bırakabiliyor.

Uzmanlara göre çocuklar stres yaşadıklarında bunu çoğu zaman kelimelerle değil, bedenleriyle ifade ediyor. Karın ağrısı, uykusuzluk, iştahsızlık gibi belirtiler, çocuklarda “sessiz stresin” en yaygın işaretleri arasında yer alıyor.

Prof. Dr. Meltem Erol, stresin çocukların hem duygusal hem de fiziksel gelişimini etkilediğini belirterek, “Stres, kortizol dengesini bozarak iştah kaybına, öğrenme güçlüğüne, hatta sık hastalanmaya yol açabilir” diyor. Yapıla araştırmalar da bu tabloyu destekliyor. Raporuna göre, uzun süreli stres çocuklarda “kortizol direnci” oluşturarak uyku ve büyüme hormonlarını olumsuz etkiliyor. Yapılan çalışmaları ise stresin erken yaşta bağışıklık sistemini zayıflattığını ortaya koyuyor.

Çocukların stresle baş etme biçimleri yaşa göre farklılaşıyor. Kimi içe kapanıyor, kimi fazla yemek yiyor, kimi de alt ıslatma ya da uyku sorunlarıyla tepki veriyor. Erol, bu belirtilerin “psikosomatik” olduğunu, yani duygusal gerilimin bedensel yansıması şeklinde ortaya çıktığını vurguluyor.


Prof. Dr. Erol, ailelere şu uyarılarda bulunuyor:
“Çocuğun davranışlarında küçük değişiklikler bile önemli olabilir. Sürekli yorgunluk, iştahsızlık, uyku sorunları, tekrarlayan karın ağrıları veya okul başarısında düşüş stresin erken sinyalleri olabilir.”

Uzmanlara göre çözüm, çocuğa güvenli bir iletişim alanı sunmaktan geçiyor. Erol, “Aileler çocuklarıyla empatik bir iletişim kurmalı, onları dinlemeli ve stres yönetimi konusunda rol model olmalı” diyerek sözlerini tamamlıyor.