Yapılan uluslararası çalışmada sonucunda, ergenlerin yüzde 91’inin teknolojiyi ebeveyn denetimi olmadan kullandığı, 10 yaşından önce akıllı telefon kullanmaya başlayanların 13 yaşından sonra başlayanlara göre bağımlılık noktasında iki kat daha risk taşıdığı tespit edildi.

Doç. Dr. Adnan Veysel Ertemel, bu çalışmanın temellerinin yaklaşık 10 yıl önce yayımladığı "Dijital Çağda İllüzyonel Pazarlama" kitabına dayandığını söyledi.

Dijital platformların sanıldığı gibi nötr olmadığını belirten Ertemel, kanca tekniği gibi yöntemlerle kullanıcıların ekran başında kalma süresinin bilinçli artırıldığını kaydetti.

Saha araştırmalarında önemli bulgular elde ettiklerine dikkati çeken Ertemel, "Ergenlerde teknolojiyi kullanma yaşı ne kadar erken başlarsa problemli telefon kullanımı da o kadar artıyor. Örneğin 10 yaşından önce akıllı telefon kullanmaya başlayanlar, 13 yaşından sonra başlayanlara göre bağımlılık noktasında iki kat daha fazla risk taşıyor. Çalışmada ergenlerin yüzde 91’inin teknolojiyi ebeveyn denetimi olmadan kullandığı belirlendi. Yüzde 82’sinde problemli telefon kullanımı gözlemlenirken bu kullanımın bağımlılık düzeyine ulaşma oranı ise yüzde 20-21 civarında." diye konuştu.

Ertemel, araştırmada cinsiyete göre farklı dijatal bağımlılık türlerinin ön plana çıktığını, kız öğrencilerde sosyal medya, erkek öğrencilerde dijital oyunun daha problemli olduğunu, ayrıca "Gelişmeleri Kaçırma Korkusu (GKK)" olarak bilinen FOMO'nun kızlarda daha yaygın görüldüğünü vurguladı.

Fransa’da bazı yasal düzenlemelere rağmen dijital bağımlılık sorununun benzer düzeyde seyrettiğini, bu durumun, düzenlemelerin tek başına yeterli olmadığını gösterdiğini dile getiren Ertemel, dijital bağımlılığın öğrencilerin akademik başarısı üzerinde de olumsuz etkilere neden olduğunu, akıllı telefon bağımlılığının ergenlerin ders başarılarını doğrudan etkilediğini bildirdi.