Nisan ayında İspanya başta olmak üzere Avrupa’da 50 milyon kişiyi etkileyen elektrik kesintileri, hayatı adeta durdururken enerji arz güvenliğinin önemini gözler önüne serdi. Yenilenebilir enerji politikaları tartışılırken Türkiye’nin yerli kaynakları kullanmasının önemi arttı.
Nisan 2025’te İspanya ve Portekiz’de yaşanan büyük elektrik kesintisi, enerji arz güvenliği konusunu hem Avrupa’nın hem de Türkiye başta olmak üzere tüm dünyanın gündemine sert bir şekilde girmesini sağladı.
Yaşananlar, yenilenebilir enerji kaynaklarının tek başına yeterli olmadığını ve yerli sistemin istikrarı için geleneksel enerji üretim altyapısının önemini hatırlattı. Kesinti sırasında, İspanya’nın elektrik üretiminin yüzde 59’u güneş enerjisinden, yüzde 12’si ise rüzgâr enerjisinden sağlanıyordu. Ancak, bu yüksek yenilenebilir enerji payı, şebekede yeterli “âtıl enerji” (inertia) sağlayamayan bir yapı oluşturdu.
Geleneksel fosil yakıtlı santrallerin devre dışı bırakılması, şebekenin ani dalgalanmalara karşı direncini azalttı. Bu durum, şebekenin dengesini koruyamamasına ve kesintinin yayılmasına neden oldu.
Türkiye gibi enerji koridorlarının merkezinde yer alan ülkeler için yerli kömür ve hidroelektrik ve yenilenebilir yatırımların dengeli biçimde yönetilmesi, enerji bağımsızlığının temelini oluşturuyor.
Nisan ayında İspanya başta olmak üzere Avrupa’da 50 milyon kişiyi etkileyen elektrik kesintileri, hayatı adeta durdururken enerji arz güvenliğinin önemini gözler önüne serdi.




